Köşe Yazıları

Yastayız

Yas insanın sık analiz yapması gereken yaşam sürecidir. Sorunlarla yaşıyoruz. Felaketin getirdiği başka şeyler ve felaketin felaketinin getirdiği başka şeyler !… Olayları yok saymak veya üstesinden gelmek için bahsetmekten bahsetmek yeterli olmaz. Tanım sayılmaz; kaldı ki en önemli konumuz anlamak ve gerçeklerden bahsetmektir. Hayat insanın suçlu hissetmesi değil, analiz yapması, neye anlayış göstereceğini öğrenmesi demektir. Felaketler insanın dinleyip anlamaktan çok savunma yapmaya her an hazır olmasından gelir.

Kayıplarla, terk edilmelerle dolu benliğimizde insan hayatı başlı başına felaketlerle, travmalar ile doludur. Bir ömür sevdiklerimizin ihanetlerinin, hak etmedik dediğimiz acıların yasını tutarız. Bu acılarla daha insan oluruz. Tüm benliğimizde iyi ve kötü olanı birleştirip analiz yaparız. Her şeyle yüzleşiriz.

Yas hep birlikte yaşanır
Yas hep birlikte yaşanır

Yas hep birlikte yaşanır

Yas sadece insana dair bir süreç değildir. Yas aynı zamanda bir toplumu var eden, toplum veya topluluklarda yitimlerin, kayıpların yaşandığı süreçtir. Bir toplumu toplum yapan yalnızca ırk, dil değildir. Genetik yapılar, ırklar farklı olduğu gibi dinler bile farklıdır. Yas tutmayı bilen bir toplumuz. Yas tutmayı dünyada en iyi biz biliriz. Bizi tek yürekte toplum yapan Kocaeli depremi, ortak harekete geçiren Kurtuluş Savaşı idi.  Ekonomik kayıplarımız bizi ortak duygularda buluşturan yaslardır. Bunu Avrupalılardan öğrenecek değiliz. Yani bir toplumu toplum haline getiren kaybettiklerinin ortak yasını tutabilmektir.

Freud’un yas konusunu işlediği bir makalede bireyselliğe fazla vurgu yaptığını, toplumun rolünü yok saymıştır diye eleştiren batılıların bir kısmı da Freud’un yas konusunda toplumun rolünü azımsamadığını dile getirmişlerdir.

Hepimiz çok iyi biliriz.

İnsanların ortak özellikleri vardır. Bizi biz yapan düşüncelerimizde ki öteki düşüncelerdir. Bizi bütün kılan, bütün kaybettiklerimizin yasıdır. Bir toplumu bütün kılan da bütününde kaybettiklerinin yasıdır. Yas, sadece ‘ölüm’ için değildir. Yas, ideallerini kaybetmek demektir. Yas, kariyerini kaybetmek demektir. ‘Yas geleceğini kaybetmek demektir!…’ Çocukların için kurduğun planladığını kaybetmektir. Kurduğumuz fantazinin çökmesidir.

Yani hepimiz yastayız şu anda.

Kim bilir? Koronavirüs’ten önceki hayallerimiz neydi? Bunlar için hep birlikte yas tutabiliriz. Geçen hafta iş istemek için telefonla arayan Mimar Cansu- (Ağlarken) hıçkırıklarda boğularak konuştuğu sözlerini olduğu gibi aktarıyorum: ‘Şafak Hanım işe ihtiyacım var.’.

‘Her gün yeni açlıklara uyanmaya mecbur muyuz? ofisimi kapattım. Şafak Hanım, açız !’.. diyordu.

Yaslı bir ülkeyiz

Hepimiz herkes gibi etkilenmeyebiliriz ancak herkesin ortak kaybı olduğu ortada. Bu olanlar için hep birlikte yas tutamayan toplum boşuna ‘ben toplumum’ diye söz etmesin (!) bu durumu kavrayıp anlamadığımız sürece her şey boştur.

Umudumu kaybetmedim.

Elbette ki çok büyük kayıpları olan bir ülkeyiz. Sorgulamamız gerekiyor. Önümüze konan her şeyi kabul etmemiz gerekmiyor. Mevcut güçlerin para ve güç ile tanışınca en ufak huzursuzluk hissetmeksizin kınadıkları yaşam tarzına fazlasıyla adapte olduğunu görüyoruz. Şu anki sorunumuz sorgulamalarımızın yetersizliği. Bizim durup düşünmeye, bütünleşmeye ihtiyacımız var. Organizasyon ve mekanizmanın olmadığı yeri nasıl yönlendireceksiniz (?) orayı yönlendiremezsiniz (!)  o zaman ne olur (?) gördüğünü okuyamayanlar bildiğini okur.

Her şey birbirine karışır. Biz kayıp içindeyiz. Şu an yapılan istatistiklere göre dört kişiden biri 8-10 ay öncesine göre yoksulluk sınırındayken bugün açlık sınırına indi. Dolayısı ile bizim düşünebilmemiz için bölen, bölünmemize neden olan, ortak yas tutmamızı engelleyen her tür söylemi, sağdan, soldan, arkadaştan, hiç fark etmez, bütünleşerek düzlüğe çıkmaya ihtiyacımız var. Kaybettiklerinden birini yok sayan kişi hasta sayılır. Kaybettiklerini konuşamayan bir toplumda, tepesinin üstünde boş boş döner. Bizim yasımızı tutmamız ve birbirimizin sırtına dokunabilmemiz gerekiyor.

İlerlemek istiyoruz, diye tutturduk ama nereye (?!…)

TOBB KGK Sektörler Arası Komite Üyesi

Şafak Sol

Şafak SOL

İzmir Karşıyaka’dan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultay delegesi ve iş insanı Şafak Sol, 24 Ağustos 1965’te Ağrı’da doğdu. Halen Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdürdüğü Epidermis Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi’ni 1994 yılında hayata geçirdi. Türkiye’de geleneksel algıları yıkarak sektörde kadın erkek ayrımını ortadan kaldırdı; cinsiyetçilikten bağımsız olarak ilk güzellik merkezini kurdu. Biyografim

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. O kadar haklısınız ama bizim bu ülkede o akdar adiler şerefsizler var ki anlamazlar kadınları ve çocukları kendi esirleri gibi kullanırlar rabbim fırsat vermesin iyi günler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu